REKLAM ALANI



Hakkımızda

TUZLU KÖYÜ HAKKINDA


        Coğrafi Konumu
        
   Tuzlu Köyü ilimizin doğusunda yer almaktadır. Güneyinde Esentepe Mahallesi, kuzeyinde yukarı Çavuş Köyü, kuzeydoğusunda Dutağaç Köyü, doğusunda İnaç Köyü bulunmaktadır. Arazi kısmen engebelidir. Köyümüz kırlar sahasının kuzeyinde ve acı çay yakınındadır. (kırlar bölgesi: batıda acı çay doğuda Kızılırmak kuzeyde Yapraklı Sarıkaya, Karakaya, Erikli Dağları, güneyde Terme Çayı ile çevrelenmiş alana kırlar bölgesi denir. Susuz ve tuzlu araziye sahiptir. Hayvancılık yaygındır). Arazimiz tarıma müsait ve kısmende sulaktır. Memlaha Yolu (Tuz Mağarası yolu) içinden geçmektedir. Merkeze olan uzaklığı ise 7 km’dir.


         Köyümüzün Adının Nereden Geldiği
        
     Köyümüzün adı Tuzlu Köyü’dür. Tuz mağarasından tuz çıkarılıp köye getirilirdi. Memlaha (tuz) Pazar yeri olarakda bilinmektedir.
     Köyümüz halkından Arap Osman tuz nakliyeciliği yapmıştır. Mağaradan kırk merkep tuz yükler köye indirirmiş. Köyden inhisar memurlarına teslim edermiş. Sonraları ise Çankırı’ya taşımaya başlamıştır. Köyümüzün adı Tuz Pazar Yeri ve suların acı olduğundan dolayı Tuzlu Köyü olarak bilinmektedir. 1074’ten önceki adı da tuzlu köyü olarak bilinmektedir. Mağarada koruma altında bulunan eşeğin de Arap Osman’ın eşeği olduğuda söylenmektedir. Nakliyecilikten dolayı kaynaklarda da doğrulanmaktadır. Köyümüzün eski adıda yeni adıda Tuzlu Köyü olarak tespit edilmektedir.


            Köyümüzün Tarihçesi

         Köyümüzdeki yerleşim çok eski yıllara dayanmaktadır. Hicri 1314 (miladi 1896)tarihli Kastamonu vilayeti salnamesinin Kengıri (şimdiki adı Çankırı olan) sancağı bölümünde ismi geçen köyler salnamesindeki yazılışa göre köyümüzde 37 hane bulunmaktadır. Bu tarihlerde köyümüzde 92 erkek 101 bayan bulunmaktadır.  1074 Çankırı’nın fethinden sonra Emir Karatekin Bey oğuzların kayı boyundan olan 37 haneyi köye yerleştirmiştir. Bu bilgilere 1521 İstanbul, 1578 Ankara tapu tahrir defterlerinde bulabilirsiniz.
       Köyümüze ilk yerleşenlerin hiçbir zaman toprağı olmamıştır. Çünkü o dönemde köyde toprak padişah adına ekilip biçilmektedir. Toprağı işleyen köylü devlete aşar vergisi vermektedir.




            
              Mevkiler Arazi Adları

   Köyümüzde ekilebilir arazi 14 bin dönümdür.Tabiki kıraçtır. Köyümüzde salekimi yapılmaktadır. Bir sal ekilirken diğer sal nadasa bırakılmaktadır. Köyümüz mevkileri yakından uzağa sıralandığında aşağıdaki gibidir. Kurbançalılar, Çeliğin Pınarı,Özün Kafalar,Özler, Gavur kalesi, Atürenler, Büyük ortalık, Taşlıyokuşlar.Dedeliyolu, Üç ağaçlar, Dolaylar, Ovacıkyolları, Karamehmet yerleri, Taşyıllar,Öteyüzler, Girdeözünler,Merkepciler, Gölcivözler, Çatalcalar, Akyollar,Ağaçoluklar,  Soğukoluklar,Kızlarkızları, Borcaklılar, Yamaçlar, Keltepeler, Beytarlaları, Şehirkaşları,Yazılar, Höyüğünkaşlar olarak bilinmektedir. Arazimiz verimli değildir. Yıllık olarak bire 12 ila 15 arası vermektedir.



              LAKAPLAR                                                                    
      
Köyümüzde en çok bilinen sülale lakapları aşağıda belirtilmiştir.
 
A-  Mahmutlar: Köyün yerlilerinden olup kendi aralarında ikiye ayrılmışlardır.
   
a)-Çakırlar: Deli Hüseyin, (Şükrü, Mustafa, Ahmet), Deli Ali (Hidayet,
Mehmet) Şükrünün çocuklarıda Hüseyin Çakır –Terzi bilinmektedir.
 b)-İbrahim Çavuşlar: Bunlarda Kadir ağa ve Mehmet Adam ikisi birlik ayrılmışlar. İsmail Adam ve çocukları  Mustafa Adam ve Dilaver Adam olarak iki aileye ayrılmışlar.
 B- Alimeler: Abidinler, Delioğlanlar,
Sadıklar, Hamdiağa, Şekerağa, Onbaşılar, Hacılar, KörHüseyin, Seyit in oğlu İnaç köyüne gidenleride var.
a)-Abidinler de kendi
aralarında bölünmüşler. (Abidinin Hurşit çok muhtarlık yapmıştır. Ayşenin Hasan
Allahın adamıydı. Canbazın Halil kasaptı ve de Çankırı nın efelerindendi.
Topal Hüseyinde
Abidinlerdendi. İnaç köyüne giden Seyit in oğluda abidinlerdendi.
b)-Delioğlanlardan
Mehmet ve Hilmi ağa var.
c)-Sadık ağagilde oğlu
Hamdı Keleş vardı.
ç)-Hamdiağa
çok muhtarlık yapmış. Oğlu Ömer Keleş var.
d)-Şekerağadan
 iki oğlu var.
e)-Onbaşılarda önce  birdi, sonradan çok parçalandılar.
f)-Hacılar
 ikiye ayrıldılar.
g)-Topal Hüseyinde
Çankırıya gelmiş. Bir kızı var.
h)-İnaç köyüne giden
Seyit’in oğlu Topal Hüseyinden mal böldü.
C-Araposmanlar: Köyün
yerlilerinden olup kendi aralarında ikiye ayrılmışlar.
a)-Kepoğlak: Onunda bir oğlu ve üç kızı vardı.
b)-GıcıkOsman: Onun oğlu yok kızları var. Damadı Seyit ocağını
tütütmekte.
D-Mizamlar:Köyün yerlilerinden olup
şuanda koyde duranları yok. Mizamın Ali’nin çocukları var. (Cafer,Mehmet,Mustafa,Saadettin,Ahmet)
E-Deli küçükler:(Bekirler)Köyün yerlilerinden olup, köyde duranları kalmadı.
a)-Cemil ve Mahmut
 b)-Sağır Mustafa ve oğlu Ali Çiğdem.
F-Kurtcular:Bunlar çok geniş
ailedirler.
 a)-Takavitler: Hüseyin,İsmail,Şükrü çocukları.
 b)-İsmail Çalış,kız çocukları ile genişlemişler.
G-Dıravacılar: Yusuf Yayılgan ile genişlemişler. Afife ve Şerife diye kızları ile genişlemşler.
H- Yünlüler: Bunlarda çok geniş ailedirler. Abdullah, Bayram, Ahmet, Hasan, Mehmet, Hamide köyde duranları yoktu.
I-Işılaklar:Köyde duranları yoktur.
İ-Keçeciler:Bunlarda iki kardeştirler.(Mustafa ve Mehmet)
J-Eminler:Bunlarda iki kardeştirler.(İsmail ve Mehmet) Köyde duranları var.
K-Coruklar:Bunlardan Salih soyunu devam ettirebilmiş. Diğerleri ölmüşler seferberlikte. Halilağalar:Bunlarların Mahmutlarla akrabalıkları var. Koyde duranları var.
L-Azizinoğlu:Bunlardan kimse kalmamıştır.
M-Gülükler:Bunlarda çok geniş ailedirler.(Gülük Hasan, Gülüğün Ali,Gülük)gibi çocukları varmış.
N-Hasanağalar:Yapraklıdan gelme, çok geniş aile sıfatına sahip
olmuşlardır.
O-Şüferler:Köyün yerlilerinden olup iç güvesi ile beslenmişler.
Ö-Tutluosman: Yapraklıdan gelme.
P-Kelabdullah: Yapraklıdan gelme.
Kör Bahri: Yapraklı Topuzsaray Köyünden gelme. Çakıların eniştesidir.
R-Kelidirisler:İç güvesi ile beslenmişlerdir.
(Kadir Yaslı, Gadı Hüseyin,Çavuş dayı)
S-Alibaba:Bayındır köyünden gelme.
Ş-Dağlı Ahmet :Bademçayı köyünden gelme,Suculardandır.
T-Kazımağa: Bademçayı köyünden gelme.
U-Deliabdullahlar:Karının Osman ve Efe dayıgiller olmak üzere ikiye
ayrılırlar. Köyde duranları yoktur.


              Halkın Geçim Kaynakları

 Tarım
 Köyümüz arazisi kıraç olmasına rağmen
tarıma elverişlidir. Köyümüzde modern tarım aletleri ile çiftçilik
yapılmaktadır. En önemli geçim kaynağı ziraattir. Buğday ve arpa ekimi
yapılır.Hayvancılığın kalkmasıyla arpa ekimide yapılmamaktadır.

 
  Hayvancılık
Köyümüzde hayvancılık bitme noktasınageldi. Halk yazları köyde kışları Çankırı’da oturmaktadırlar.Köyümüzde kışları 12 hane kalmakta, kalanlarında hepsi ihtiyar olup, hayvan besiciliği yapamamaktadır. Çok eskiden 4bin küçükbaş, 300’e yakın büyükbaş hayvan yetiştiriliyordu, şimdi ise süt ve yoğurtu pazardan alır duruma düştüler.

  
  Sebzecilik
 Köyümüzün en önemli geçim kaynağıdır.Acı çay vadisinde domates,biber, soğan, patlıcan, patates,bamya, kabak,salatalık, kavun, karpuz yetiştirilmektedir. Sebzecilikten iyi gelir sağlandığı için önem verilmektedir. Seracılıkta köyümüzde yaygınlaşmaya başlamıştır.

  
  Meyvecilik
 Köyümüzde meyvecilik çok eskiden yapıldığı gibi   yeni nesilde  yapmaya devam etsede sayıları az.Yetiştirilen meyveler elma, armut, ayva, erik, dut gibi, diğer meyveler suyun tuz oranına dayanamadığı için ekonomik değer taşımamaktadır. İhtiyaç  giderici olarak düşünülmektedir. Köyümüzde her çeşit erik yetiştirilir. Amesgene eriğinin tadına doyum olmaz.

 
    Bağcılık
Köyümüzde bağcılık çok eskiden yapılan milli gelir kaynağımızdı. Baharda dipleri eşilir. Yağan kar ve yağmur suları ile sulanır. Mayıs ayında budanır. Her adam bağ budayamazdı. Bilen kişiler tarafından budanırdı. Bazı yıllar üzüme, bazı yıllrda kuvvete bırakılırdı. İyi budama yapanlardan biride babam Çakır’ın oğlu  idi. Haziran ayında bağlarımızı bellerdik. Bellerken derdikki bu kadar bağı ne yapacağız derdik. Ama üzümleri bozarkende bu bağlar hep bizim olsa derdik
  Bağ Bozumu
Bağ bozumunun köyümüzde bir yolu  adabı vardı. Köylü Cum’a namazından
çıkınca bağ bozum tarihi belirlenirdi. Bağ bozumu için misafirler çağrılır.
Tavuklar kesilir. Arabalar süslenir. Katırlara kozalar takılır. Heğler
(küfeler) ıslatılırdı. Tam bir bayram havası içinde geçerdi. Şimdi ise,
bağlarımızın yerinde beton yığınları oluştu. Bir kilo üzüm ve yaprağa hasret
kalıyoruz.
 
           Köyde Pekmez Yapımı
       
    Köyümüzde pekmez yapımı mahalle mahalle şırahnalar kurulur. Üzümler tepilir. Şırası çıkarılır Tavalar küllenir, ocaklar yakılırdı. Önceden hazırlanmış pekmez toprakları torbaların içine konur. Şıralar süzülürdü. Her toprak üzüm toprağı olmazdı. Ya Değim köyünden ya da Yapraklı ilçesinden gelirdi. Pekmez sofralarımızın Vaz geçilmez enerji kaynağı idi. Hele birde pıhtıya döküldümü ogün bayram yemeği yemiş sayardık kendimizi.Pekmez bayramının vaz geçilmezlerinden biride genç kızlarımızın ve oğlanlarımızın birbirlerine sevdalanmalarının tam zamanıydı. Bakışmalar, seranatlar, işaretleşmeler,hediyeleşmeler, yakınlaşmalar pekmez yapımı bayramında olup, gençlerimiz fısatı değerlendirirlerdi. Pekmez bayramı Ekim ayında olduğu için mevsim sonbahardır.İşler azalmış, artık düğün dernek işleri başlamış olurdu.
 
      Köyümüzde Kız İstme (Dünürlük)
           Köyümüz geleneklerinden olan kız isteme Kasım, Aralık ayında yani kış
mevsiminin vaz geçilmezlerindendir. Oğlan evi oğlunun isteği üzere kız evine
gider, giderken bir paket çay götürür. Çaylar içildikten sonra kız istenir, kız
evi sessiz kalır. Kız babası düşünme hakkı ister, belirli saatten sonra oğlan
babası müsade ister. Çıkarken, getirilen çay geri verilirse kızımızı
vermeyeceğiz anlamını taşır. Çay verilmezse bir daha gelin anlamındadır. Kız
evi naz evi derler ya birkere de vermezlerdi.
 






 
KAMERA ÇEKİMİ

DÜĞÜN,NİŞAN,SÜNNET,

ASKER EĞLENCESİ,ÖZEL GÜN

TOPLANTILAR,GİBİ KAYDA DEĞER

ÖZEL ANLARINIZDA  ROFOSYONEL

KAMERA ÇEKİMİ YAPILIR

TEL:0542 801 69 45

         0543 229 18 18

REKLAM ALANI



REKLAM ALANI